Başta 3 adet seviyeye sahip Kardashev ölçeğinin son yıllarda önde gelen fizikçilerin yaptığı eklemelerle 7 adet seviyesi bulunuyor. İnsan ırkı olarak maalesef Tip 0(sıfır) seviyesinde bulunduğumuz ölçeğe yakından bakalım:
Tip 0: Enerjiyi kendi gezegeninden elde eden uygarlık tipidir. Fakat tam potansiyeli kullanamazlar.
Şu an yaklaşık olarak 0.73 seviyesindeyiz. Önümüzdeki 100 yıl içinde 1. seviyeye geçmemiz bekleniyor. Tabii teknolojinin nasıl bir hızla ilerleyeceğini tam olarak kestiremediğimiz için tahminden öteye gidemiyoruz. Ünlü teorik fizikçi Michio Kaku, önümüzdeki 100 yıl içinde insanoğlu kendi kaderini belirleyeceğini söylüyor. Kaku’ya göre ya yok olacağız ya da gelişeceğiz.
Tip 1: Kendi gezegenini enerji elde etmek için tam potansiyeli ile kullanan uygarlık tipi. 1. seviyedeki bir uygarlık gezegenini tamamıyla kontrol edebileceğinden hava durumunu etkileyebilir, volkanik olayları ve depremleri, hayvanları ve bitki örtüsünü, jeolojik düzeni, kıta hareketlerini kontrol altına alabilir. Bunları yapabilmek kulağa hoş geliyor. Belki de torunlarımızın görebileceği bu çağ için öncelikle gezegenimiz içinde bulunan her şeyi geri dönüştürebilmemiz gerekiyor. Bu uygarlığa kendi gezegeni eninde sonunda yetmeyecektir ve çevre gezegenlerde koloni oluşturmaya başlayacaktır.
Tip 2: Kendi güneşinden ve güneş sistemi içinde bulunan gezegenlerden tam potansiyeli ile yararlanabilen uygarlıktır. Kendi güneş sistemini kontrol altına almış bu uygarlığı Star Trek filmindeki gezegenler federasyonuna benzetebiliriz. Devasa yapılara ve yüksek teknolojiye sahip bu uygarlık tipinin insanoğlunun şimdiki halinden birkaç bin yıl ileride olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, zaman zaman uzaydan gelen sinyallerin 2. Seviye uygarlıklar tarafından yollandığı ihtimali üzerinde çokça durulur.
Tip 3: Galaksi üzerinde tam kontrolü sağlamış uygarlıktır. Hazırlanın, cazibesi yüksek bir bilim-kurguya giriş yapıyoruz. Bu tip uygarlık, galaksi içerisinde bulunan sayısız sistemi kolonileştirmiştir. Galaksinin tüm yıldızlarını tam kapasiteyle kullanabilmenin yanısıra gezegenlerin yerini değiştirme, güneş sistemlerini birleştirme, süper-novaları absorb etmek, ve hatta yıldız yaratmak gibi kabiliyetleri olan bir uygarlıktan bahsediyoruz.

Ayrıca, 3. seviye uygarlık için insana benzediklerini pek söyleyemeyiz çünkü nüfusun yüzbinlerce yıllık evrim ve yüksek teknoloji sonucu cyborg dediğimiz insan ve robot karışımı sibernetik organizmalara dönüşmüş olması da bir ihtimal. Hatta bu çeşit bir uygarlık bizler gibi insanları, yani tamamen biyolojik canlıları kusurlu/engelli olarak sınıflandırabilir.

Tip 5: Metafiziğe hoşgeldiniz! İçeri girerken sağduyunuzu bir kenara bırakın. Beşinci seviye uygarlık için rahatlıkla tanrısal gelişmişlikten bahsedebiliriz. Evreni ellerinde oynatan bu uygarlık çoklu evrenler arasında da geçiş yapabiliyor. Tüm bunları hayal etmesi bile zorken altıncı seviyeye geçiyoruz.
Tip 6: Bu uygarlık için söylenecek en uygun şey her şeyden daha soyut olduğu. 6. Seviye uygarlık zamanın ve uzayın dışında yaşar, evrenleri ve çoklu evrenleri kolaylıkla yarattığı gibi yok edebilir.
Kulağa hoş gelse ve bir o kadar da ürkütse de özellikle 4, 5 ve 6. seviye uygarlıkların birer varsayım olduklarını unutmamak gerek. Belki de günümüz teknolojisi ile inanması güç haldeler. Oysaki bundan birkaç yüz yıl önce 2. ve 3. seviye uygarlıklar için de imkansız diyebilirdik fakat şimdilerde gayet mümkün görünüyor. Daha önce “Çok Küçüğüz” adlı yazımda da belirttiğim gibi evren çok büyük ve biz onu kendi küçük penceremizden izleyip anlam vermeye çalışıyoruz. Bir an önce kendi kendimizle didişmeyi bırakıp bilimsel gelişmeleri ve keşifleri desteklemeye devam etmemiz dileğiyle.
Yazan: Mert Tatlı